Marmarisliyiz.com

Marmaris'i Sevenlerin Bulusma Sitesi - Physkos.com
Marmarisliyiz.com - Marmaris Turkey’a hoş geldiniz. Oturum Aç | Üye Ol | Yardım
in ARA

Marmaris Turizm

  • Marmaris Bahar Senligi

    Dört ayrı kıtadan 16 ülkenin bine yakın dansçı ve sanatçısının katıldığı “2. Marmaris Gençlik ve Bahar Şenliği” dün başladı.  

    Marmaris Belediyesi’nin düzenlediği ve 13 Mayıs’ta sona erecek şenliğin açılış töreni ilçe merkezindeki Atatürk Meydanı’nda yapıldı.


    Kaymakam Cemalettin Özdemir ve Belediye Başkanı Ali Acar’ın da hazır bulunduğu açılış töreninde, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından meydana kurulan sahnede 15 değişik ülkenin yüzlerce dansçısı gösteri yaptı. Gösterileri, sayıları bini bulan ilçede yaşayan vatandaşlar ile yabancı turistler ilgiyle izledi.

    Şenlik kapsamında ayrıca, Marmaris Belediyespor’a ait Erkan Işıksal Tesisleri’nde “Babalar ve Çocuklar Futbol Turnuvası”nın ilk karşılaşmaları gerçekleşti. Netsel Marina’da takı tasarım, Yüzme Eğitim Merkezi’nde ise Alman, Rus, Şilili ve Türk dört ressamın resim sergisi açıldı.

    Etkinlik programı çerçevesinde saat:18.00’de Ketenci Kavşağı’ndan karnaval havasında geçmesi beklenen şenlik yürüyüşü yapılacak. Bine yakın dansçı ile ilçede çalışan yüzlerce animatörün Barlar Sokağı esnafı tarafından hazırlanacak özel araçların üzerinde gösteriler sunacak.

    Saat 21.00’de ise Anadolu rock müziğinin sevilen sesi Haluk Levent, Atatürk Meydanı’nda binlerce kişi karşısında şarkılarını seslendirdi.

    Hande Yener ve Serdar Ortaç da sahne alacak
    Şenlik süresince Marmaris sokakları, konserler, yarışmalar, dans gösterileri, mayo-bikini defilesi, sportif ve sanatsal etkinliklerle renklenecek. Halk plajı, voleybol ve futbol müsabakalarına ev sahipliği yapacak. Hande Yener 11 Mayıs’ta sevilen şarkılarını paylaşacak. Serdar Ortaç 13 Mayıs akşamı şenliğe Atatürk Meydanı’nda vereceği konserle noktayı koyacak.


    Haber Tarihi : 08.05.2007 17:18:30
    Haber Editörü : Marmaris Haber
    Haber Kaynağı : Haberler
    Gönderilen Wednesday, May 09, 2007 8:49 AM Yayınlayan Physkos | 0 Yorum
  • Muğla'da İspanya'nın potansiyeli var

    Muğla'da İspanya'nın potansiyeli var 

    Muğla, 1.124 kilometre ile Türkiye'nin en uzun sahil şeridine sahip bir ilimiz. Aynı zamanda İstanbul'dan başka uluslararası iki havalimanına (Dalaman ve Bodrum-Milas) sahip tek il olan Muğla'da, Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye gibi önemli turizm merkezleri bulunuyor. Muğla'da pek sanayi yok. Sanayi anlamında yatırım, gözlük çerçevesi üreten bir tesisin ötesine geçememiş. Ticareti etkileyen en önemli üç unsur, turizm, tarım ve maden. Yılda 3 milyon turist, 3 milyar dolar turizm geliri var. Antalya ve İstanbul'dan sonra üçüncü turizm noktası. Muğla Ticaret Odası Başkanı Bülent Karakuş, 800 kilometre sahil şeridi bulunan İspanya'nın turizmden 40-50 milyar dolar, 1.124 kilometre sahil uzunluğuna sahip Muğla'nın ise 3 milyar dolar gelir elde ettiğine dikkat çekerek, "Muğla'nın turizm kazancı, İspanya'nın yanında hiçbir şey. Biz niye 50 milyar dolar kazanmayalım ki. Muğla'da bu potansiyel var" dedi. Karakuş, Türkiye'nin toplam ihracat tutarı kadar geliri de Muğla'nın tek başına turizmi, orman ürünleri ve madenleriyle elde edebileceğini iddia etti.


    5 BİN İNGİLİZ'İN EVİ VAR
    Muğla'nın 2006 yılı gelir vergisi rekortmeni 312.8 bin YTL ile Fethiye'den emlak komisyoncusu Fahrettin Çil. Muğla Ticaret Odası Başkanı Bülent Karakuş, Bodrum, Fethiye, Marmaris'in yabancıya en fazla mülk satılan yerler arasında bulunduğunu vurgulayarak, "5 bin İngiliz Fethiye'de ev aldı. Yabancıya 20 bin civarı emlak satılmıştır. Soba yakmadan kışı geçiriyorlar. Bir İngiliz bir ayda kazandığı parayla burada 6 ay geçirebiliyor. Üstelik evlerini kiraya da veriyorlar" dedi. Yunanistan ile kıyı ticaretinin gelişmekte olduğunu belirten Karakuş, başarılı geçen Rodos'taki fuardan sonra 2008'de Girit'te de Türk ihraç ürünleri fuarı düzenleyeceklerini bildirdi.

    Kaynak:Sabah.com.tr

     

    Gönderilen Monday, May 07, 2007 4:16 PM Yayınlayan Physkos | 0 Yorum

    Attachment(s): Mugla.jpg
  • Ne Guzel Turkiyem

     

    Killer Turkey Pictures

  • Türkiye’nin yeni tanıtım filmi Yayında

     

    Türkiye’nin yeni tanıtım filmi, CNN International ve BBC World’de yayınlanmaya başladı. Film, Ocak-Mayıs ayları arasında BBC World’de 504, CNN’de 693 kez gösterilecek.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, yeni tanıtım filmiyle birlikte Türkiye tanıtımında yeni atılımlara başlandı. Bu yıl, uluslararası medyanın kullanımına ve uluslararası organizasyonlarda Türkiye tanıtımına daha fazla ağırlık vereceklerini belirten yetkililer, Türkiye’nin yeni tanıtım filminin dünyanın önemli yayın kuruluşlarından CNN ve BBC’de hedef kitlelere beğeniye sunulduğunu bildirdiler.

  • Turkiye Muthis Bir Ulke - Video

    Turkiye Muthis Bir Ulke - Video

    Gönderilen Sunday, February 25, 2007 2:23 PM Yayınlayan Admin | 1 Yorum
    Etiketi :
  • Turizm Elden Gidiyor Mu?

    Kötü gidişatlar elbet bir gün bir şekilde düzelir; turistler yine sahillerimize, tesislerimize ve yöremize akın akın gelebilir.Ama dikkat etmemiz gereken birçok husus olduğunu da bilmek gerekir.

     
    HİZMET SEKTÖRÜN TEMELİ “İNSANA HİZMET ETMEK “ ve “BU HİZMETİ YİNE BİR İNSANLA SAĞLAMAKTIR.”“EVET PERSONELLE!” Sanırım birçok konaklama, eğlence, yiyecek-içecek tesisleri aynı fikirdedir. Kalifiye personel, onu da geçtik ileride kalifiye personel olabilecek yetiştirilmek üzere elemanlar hiçbiri yok ortalıkta.
    NEDEN?

    İşyerleri eleman arar bulamaz, personel iş arar bulamaz!

    Ne entresandır bu karşılıklı durum.

    Peki sorun nerededir?

    Okullarda mı? Yoksa personeller de mi? Yoksa piyasanın durumundan mıdır?

    Sayılabilecek bir sürü neden ortaya çıkabilir.

    Okullarla başlayalım.

    Eğitimi ne oranda ne şekilde ve her şeyden öncesi kimlerle ve kimlere veriyoruz.

    Daha sağlıklı ve daha uygulanabilir derslere ve eğitim sistemine geçmeye çalışıyor okullar. Kısacası bir çaba içerisindeler.

    Zaman içerisinde daha da iyi olacaklar.

    Peki kimlere veriyorlar bu dersleri?

    Örnek : 90 kişilik iki sınıf turizm mezunu oldu. Şu an 2-3 kişi  turizme devam ediyor. Diğerleri? Hepsi hayat kavgasında farklı alanlara girmişler. Peki yazık değil mi onca çabaya ve onca zamana ve de paraya? Onların yerine gerçekten turizmle uğraşmak isteyen kişiler okullarda eğitim görselerdi daha iyi olmaz mıydı? Belki sınav sistemi değişmeli belki de yetenek sınavı ile alınmalı... . Hizmet sektörü görünüşümüzle, konuşmamızla, ahlakımızla, genel kültürümüzle, bilgimizle kısacası en üst seviyede her şeyimizle içi içedir. Diğer bir husus: çalışanları dikkate alalım. Ne oranda kendilerini işe verip geliştiriyorlar. Bir anket yapalım çalışanlarla ilgili. “5-10 yıl sonra nerelerde / hangi mevkilerde olmak istiyorsunuz” diye. Çevremizden biliyoruz ki doğru dürüst cevap verebilen yok. Çünkü ideali yok yalnızca günü geçirmek. Belki de yaz aşkları yaşamak, belki de iyi bir eş bulup yurtdışına kapağı atmak, belki de kısa süreliğine çok para kazanıp sabahlara kadar eğlenmek, ... bilemiyoruz ama sonrası yine boşluk.

    Çalışanlar, Haklarından – Ödevlerinden, sektörün yeniliklerinden haberi yok ve de ilgilenmiyorlar.

    Tesis sahipleri ne yapsın, Bu kadar mali yüklerin altında iş azlığından olabildiğince ucuz eleman çalıştırmak istiyorlar ki maliyetlerden kurtarmak için. Buldukları elemanlarla işi idare etmeye çalışıyorlar ve de iki - üç ayda bir eleman, şef, müdür, vs.. değişiyor. Geçenlerde bir espri konusu olmuştu.: Yakın çevrenizde nerden bakarsanız elli otel vardır. Her birinde bir yıl çalışsanız elli yıl yapar ki ona gerek kalmadan emekli olur çıkarsınız zaten. Sonuç bulduğunuz elemanlar zaman içerisinde yetişiyor, gelişiyor tam faydalanmaya çalışacakken bakmışsınız ki başka yere transfer. Oradan da başka yere.

    Bir bakmışsınız ki işsiz...?

     

    PEKİ NASIL YAPACAĞIZ BU İŞLERİ.

     

    Devleti bu konulardan ayrı tutalım diyeceğim ama tutamıyorum.

    Şu bir gerçek turizm sektörü iş sağlamak maksadı ile en yüksek oranlara sahip. Çalışanların aileleri ile geniş bir kesime hayat vermektedir.

    Peki ülkemizin yaklaşık olarak ikibuçuk milyon işsizliğin içerisinde turizmin oniki ay yayılması için harekete geçirilmeye çalışıldığı şu sıralarda neden devlet bu personelin iş sahiplerine kolaylıklar sağlamıyor. ( ötv, kdv indirimi veya kolaylıkları, personel ssk indirimi veya kolaylıkları, uzun vadeli düşük krediler, reklam tanıtım katkıları vb.... )

    Bunları yanı sıra işveren ve işçi olarak bizleri yapması gerekenler nedir?

    Personel her şeyden önce düşünce olarak fazla fantazilere kaçmamalı ve kesinlikle insana hizmet etmeye geldiğini bilmeli. Örf – Adet, Gelenek – Görenek, Tarihini, Yaşadığı Coğrafya’yı  çok ama çok iyi bilmeli ki gelenlere ( İç - Dış Pazar ayırmaksızın )  hizmet verebilmeli.

    Kendini dünyadan soyutlamalı aksine bütünleşmeli. Gazete, Dergi, Kitap, İnternet, Yeni Teknolojik Gelişmelere ve Yeni Turizm Metot ve Uygulamaları konusunda kendini geliştirmeli yeni fikirler üretmeli. Kesinlikle gelecekle ilgili planlar hazırlayıp ona göre yola çıkmalı.

    Sektörün işverenleri yukarıdaki hususlar konusunda zemin hazırlayıp daha fazlasıyla beraber üzerine düşen görevleri yapmalı. Burada söylediğinizi duyar gibiyim. Evet. İşverenler gerekirse utanmadan - var ise - kendinde var olan bu eksiklikleri de fark ederek en kısa sürede kendilerini geliştirmeli ve dünyaya ayak uydurmalıdır.  Uygun koşullar da personel için konaklama, yeme-içme, eğitim vermeli.

    Gerekirse - tabiri caiz ise - personeli elinden tutup büyütmeli ki ileride kendisine faydalı olmalı. Bütün bunları karşılıklı sözleşmeler içerisinde yapılabilir.( futbol takımlarımızın altyapıları gibi. )

    Mutlu ve gelişerek devamlılık gösteren personel Mutlu ve Devamlı Müşteriler demektir. 

    ( DİKKAT : Dünaya’da ve Türkiye’de Turizm sektörü gelecek vaad eden ve tercih edilen meslekler arasında yüzdeleme sıralamasında gitgide bir düşüş yaşanmaktaır. )

     

     

    GELECEK : DÖKÜNTÜ TURİZM

     

    Kimse gücenmesin herkes ağılıyor. İşçisinden işverenine kadar. Turist yok diye. Hanımlar Beyler ilk önce kendimize bakalım gelenler nereye – niçin  gelecek, yüzümüzün hatırına mı?

    Biri çıksın söylesin 50 yıl sonra Marmaris’in durumu bu olacak diye. Söyleyeyim yıkılıp yapılmazsa ve çooook uzun vadeli planlar yapılmazsa daha karmaşık hale gelecek. Konutlar, Diskolar, Oteller, Apartlar, Restaurant’lar hepsi ama hepsi içice girmiş ve girmeye devam edecek. Ne aile yaşamı saygı var, ne de birbirinin yaşantısına. Herkes bir şeylerin peşinde. Geriye bıraktıkları döküntüden haberleri yok.

    Her yer betonarme oldu çıktı. 10m2 bir yer bulsalar bina dikiyorlar. Ne için? Turistler için. Para kazanmak için. Ya bir gün gelmeyi bırakırsalar ne olacak? Burada kendi kendimize yaşamaya mahkum kalırsak ne olacak? Turistler bunların farkında millet. Müşteri için önemli değil. Gelir bir iki hafta kalır gider. Beğenmezse şikayet eder. Haklı çıkarsa da parasını geri alır. Onun için problem değil. O gelir gider. Biz burada yaşıyoruz. Çocuklarımız torunlarımız burada yaşayacak. Ne bırakacağız onlara. Marmaris. Doğa harikası bir koylar yeşillik içerisinde. Peki Marmaris içi. Sosyal tesislerle dolu, Yeşil park alanlarıyla içice, yenilenmiş modernleşmiş tesis ve binalarla, iş ve mesken konutların ayrı ve düzenli olduğu cıvıl cıvıl bir MARMARİS



    Haber Tarihi : 09.02.2007 10:53:04
    Haber Editörü : Ali GUNDOGAN
    Haber Kaynağı : Marmaris Haber
    Gönderilen Sunday, February 11, 2007 12:39 AM Yayınlayan Admin | 0 Yorum
    Etiketi :
Marmaris Hakkimizda